(Dünya gözüyle gördüğüm son rüyaya teklifimdir.)

 

 

 

 

ruhum bir iç savaşta yağmalanmıştır

taze ölüyü ciğerine çeken sırtlan günahkar.

 

 

tanrım

sisli bir akşam temize çeker izini

ki yürüdük.

 

 

tütün ve ateş gibi her nefeste yanacaksın

demesem bilir misin aşk olduğunu

yanakları pamuk helva gözleri çini mavisi

Pera;şehrin en eski sakini.

 

 

 

ve Kandilli mesela

ilk mektepten aşkı Pera nın

bir mektup zarfına dudakları değmiştir

 

 

 

böyledir bugünler

karlı bir kış gecesi gibi kızartır yüzünü

öpüp başına koymaz kıyısına varınca kokusunu

kabadır çünkü halk denize karşı

yağmura şemsiye tutuşu mesela

incitir gökyüzünü

son bir bahar başkasının yerine mahpus

taraflardan biri bendim diğeri daha çok ben.

 

 

utanmak kendime açtığım parentez

affetmeli insan düşmanını

ferah feza uyanıp semah edince makable.

 

yol yarılır bu bir ikiye ayrılma değil

bilinç,altı ve ötesi

melekesi aklına uzak bir alem melekut.

 

bana yardım et

çıkaralım derisini etinden

mümin bir yüzü olsun

mazereti olsun can almanın ve karın tokluğunun

bana yardım et

atmosferine çarparak parçalandığım

hikayenin en başına dönmek nedir bilemem.

 

 

 

bana yardım et

kendimi kendimde gördüğüm

resme kör

ve  içine kırılarak giren gün ışığı gibi umutsuz yüzüme

yardım et

ikrar eder çözülür dilim.