Rüzgar saçlarımı yalayıp geçerken, kaldırdım bakışlarımı gökyüzüne.

Usulca söyledim adını.

Usulca ve sessizce.

Mavi de kaybolmak tamda buydu işte.

Mavinin ötesinde, aşkın kollarıydı beni saran, sarıp sarmalayıp nefessiz bırakan!


Bir damla gözyaşı yuvarlandı dudağıma,benden bağımsız. Tuzunun tadı aktı içime. Kendi sesimde boğuldum. Kendi mavim de kayboldum. Uzaklarda beklediğim, aynı gökyüzünün altında.


Elimi kaldırdım,yavaşça ıslanan dudağıma götürdüm.Sevdiğini kırmaktan korkan, kırık dökük bir buse kondurdum. Rüzgara bıraktım. Elimin tersiyle sildim arsız gözyaşımı.
Arkamı dönerken biliyordum!


Gözlerim hep gökyüzüne takılı kalacaktı.


Ve şafak ancak sen gelince doğacaktı...