Bugün artık daha iyi anlıyoruz ki; 15 Temmuz, ülkemizde darbe görünümlü bir işgal girişimiydi. Bu darbe fetö görünümlü bir CIA + Nato ortak yapımıydı.  

DAEŞ de, İslami hareket görünümlü, tıpkı ELKAİDE, BOKOHARAM, TALİBAN ve diğerleri gibi, bir amerikan oyunuydu. 

PYD / PKK / BARZANİ hareketlerinin arkasında da  yine amerikayı görmek zor olmasa gerektir.

Görüldüğü gibi bütün bu terör örgütleri ve dünyanın başına bela olmuş diğer terör örgütlerinin de  arkasında amerika vardır. 

Çünkü amerika dünyanın tek süper gücüdür ve ondan habersiz herhangi bir terör örgütü kurulamaz, kurulsa bile başarılı olamaz.

Demek oluyor ki;  AMERİKA TERÖRÖRİST ÖRGÜTLERİN BANİSİ, HAMİSİ VE LOJİSTİKÇİSİDİR.  AYNI ZAMANDA AMERİKA BİZATİHİ KENDİSİ GERÇEK BİR TERÖRİST DEVLETTİR. 

Öyle olmasaydı amerikan konsolosluğunda çalışan bir görevlinin,  fetö terör örgütüyle açık ve net bir şekilde ilişkisini tesbit edip yakalayan ve hapse tıkan Türk Hükümetine amerika cephe almaz,  yardımcı olur ve hele devletler düzeyinde bir krizin çıkmasına sebep olmazdı. Bu darbe görünümlü işgal girişiminin ardında amerikanın olduğu da bu tavırlarıyla daha netleşmiştir. 

Zaten fetoyu amerikaya götüren orada binlerce dönümlük şatolarından konaklatan da CIA değil miydi? Kullanmayacağı adamın yıllardır niye kahrını çeksin ki? 15 Temmuz kanlı ihanetinin baş sorumlusu fetoyu bir türlü iadeye yanaşmayan amerika, aslında bu konsolosluk çalışanı fetöcü hainin  yakalanamasıyla tamda damardan yakalanmış oldu. Fetö ihanet çetesinin gerçek efendisinin ve bu kanlı darbenin gerçek aktörünün amerika olduğu artık kesinleşmiş oldu.

Türk milleti olarak, bu insanlık düşmanı amerikanın yaptıklarını en iyi biz biliyoruz. 1960 gece baskınını, 71 ve 80 darbelerini hep bu amerikanın çocukları yapmışlardı. Onların çocuklarının yaptığını zaten sonra açık etmişlerdi. Ancak amerikalılar ülkemize, John, George, David, olarak gelmediler. Öyle gelselerdi karşılarında Türk milletini bulurlardı. Ancak bizim amerikancı hainlerin taşeronluğuyla, "Can'ları Fetö'leri, Apo'ları, Bilo'ları" satın alarak,   bunca darbeleri başardılar ve milletimizin sırtına onca yıl sürecek, izleri silinmeyecek, madden ve manen gerileteck belaları sardılar.

PKK yı kurmak için önce 'barış gönüllüleri', ve  sonra 'çekiç güç' senaryolarını da amerikanın, CIA nın  senaristleri PKK'ya zemin hazırlamak için yapmışlardı.

Görülüyor ki ; Amerika, dünyadaki gariban ülkeler ve mazlum coğrafyalarda ki müslüman halklar üzerindeki tahakkümünü sürdürebilmek için hep terörist yapılar kurgulamıştır. Dünya alem şahittir ki; amerika dünyanın tek süper gücü olarak,  insanlık için, mazlumlar için, hele müslümanlar için hiç bir zaman faydalı hiç bir şey yapmamıştır. 

Aksine sömürü düzenini devam ettirmek için, binlerce, milyonlarca insanın, kadın, ihtiyar, çoluk çocuğun kanına girmiştir. Afganistan, Irak, Suriye ve şimdi de Arakan da akan kan aslında amerikanın sinsi emelleri için heder edilen milyonlarca candır. İnsanlığın dip yapması, vicdanı olanların utanmasıdır. Bütün bu zulümler karşusında zerre kadar kılı kıpırdamayan, vicdanı titremeyen, insanlıktan nasibi olmayan ise amerikadır. 

Lakin  amerika yüzsüz,amerika haysiyetsiz, amerika şerefsizdir.  Çünkü zalim amerika,  yaptığı bütün bu zulümleri güya insanlık adına yapmış gibi göstermiş, çeşitli algı yöntemleriyle dünyaya, insanlık için bir kurtarıcı olarak görünebilmiştir. Kısacası amerika  hep sureti haktan görünen koca bir sahtekar  ve dost postuna bürünen bir azılı düşmandır. 

Hatırlayınız, güya  Irak halkını  Saddamın zulmünden kurtaracak ve o zulüm düzeni yerine demokrasi getirecekti. Bugün Irak halkı Saddamlı günleri mumla arar hale geldi.

 Afganistana da aynı gayeyle, demokrasi,  insan hakları, kadın ve çocuk hakları diye girmemişlermiydi amerikalılar? Suriyede aynı filmi izlemedik mi? Bunlar sadece bizim şahid olduklarımız. Ya Afrikada Sudanda,  Nijeryada, Burkina Fasoda, Çadda ve daha onlarca gariban ülkelerde de aynı senaryoları  oynamamışlar mıydı bu çirkin Amerikalılar. 

Asında amerika kuzu postuna bürünmüş bir canavar, mazlumun yanında gibi görünen gerçek bir zalimdir. 

Bu arada şunu da belirtelim ki aslında amerika diye bir devlet de yok. Sadece sermaye sahibi üç beş ailenin güdümünde çalışan, amerika adında  koca bir dev var ve bu sermaye sahipleri, her zaman ve her zeminde daima kazanan olmak için, bu ahmak devi  istedikleri gibi kullanıyorlar.  

Sonuç: amerika ne bize ne de insanlığa  hiç bir zaman  dost olmadı ki!